
Şirket hikayelerimizin adresi bu olsun:) Bu bir kraliyet şirketi olduğu için kralı var, kraliçesi var prensi var, prensesi var...hiç birşey eksik değil yani:) tek eksik para, o kadar kusur kral kızında da bulunur artık:)
Genel Tanıtım: Kralımız ve kraliçemiz karı-koca değil kardeşler. Babaları bunlardan bir çift daha yapmış, ama diğerleri daha geri planda, onların maceraları da az değil ama gözden ıraklar işte:( Bu arada Kraliçemiz yönetime 3. nesli yetiştiriyor elbette...insan bu kadar başarılı ve büyük bir saltanatı emin ellere teslim etmeli tabi ki! Prensin biri ile prenses o cenahtan yani:) Diğer prens ise, bu başarıyı ablanın çocuklarına kaptırmak istemeyen diğer hatun kardeşin atraksiyonu, ikinci atraksiyonunu silahlı kuvvetlere kaptırdı ne yazık ki! Hayırlısı ile bir iki aya kadar aramıza dönecek o da:) Bu genel tanıtım sonrası biz de maceralarımıza dönelim...
Bu ülkede ticari bir iş yapmak isteyen arkadaşlar emin olsunlar ki; ticaret için para gerekmiyor:))) Babanızın tembellik yapmayıp uygun ölçek bir fabrika bırakmış olması lazım ama! Bu ülkede hatır, gönül yoluyla neler yapılabildiğini duysanız şaşkına dönersiniz! Hatta çalışanlarınızın kredi kartlarıyla saltanatınıza devam etme şansınız bile var:)
Yazılası olaylar yıllardır devam ettiği için hepsini kronolojik olarak yazmak zor, ama en taze olanlardan hoş bir seçki yapabiliriz...
Kraliyetin veliahtları çok mühim bir fuar için başka şehirdelerdir... Gelene gidene sunulacak birşeyler lazım, çay, kahve v.s. Oradan şirket yetkisizini arayıp göndermesini talep ederler. Yetkisiz derhal Kraliçeye durumu iletir, ancak üstüne vazife olmayan bir soru eşliğinde:)
Yetkisiz: "Bu çay poşeti o koskoca şehirde satılmıyor mu? Neden kendileri almıyorlar?"
Kraliçe: "ama onlarda para yok!"
Yetkisiz:" iyi de burada da para yok"
Kraliçe: "ama burada kredi kartı olanağımız var!"
İşte bu:)Kraliçe burada elbette ki kendi kredi kartlarından bahsetmemektedir. Kredi kartları banka tarafından kapatıldığı için! Zaten kastı az sonra anlaşılır. Malzemeyi aldırmak için gönderilen elemana "kredi kartı yok mu? onunla alsın, biz sonra öderiz!" der ve konu aydınlığa kavuşur:)))
Kraliçenin, o gün arabasıyla fuara giden kralın arabasına binmeyip, ertesi günün sabahında bindiği uçağın parasını hangi çalışanın kredi kartıyla ödettiği tam olarak öğrenilememiştir:) Belki Türk Hava Yolları da veresiyeye başlamıştır kimbilir:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder